menu

kokox

stickymenu

MÜREKKEPTE RENK DEĞİŞKENLERİ / COLOR PARAMETERS IN FOUNTAIN PEN INKS



Bu seferki konumuz bir haylice bilimsel veriler ışığında gerçekleşecek. Bu tarz metinlerden hoşlanmayan okuyucularım, buraya tıklayarak sonuç bölümüne gidebilirler.

Işığın boşlukta yayılma hızı saniyede 300.000 kilometreye yakındır. Işık, farklı yoğunlukta ortamlarda farklı hızlarla ilerler. Bir nesnenin görülebilmesi için ya kendisinin bir ışık kaynağı olması ya da yüzeyine çarpan ışığı yansıtması gerekir.
Işığın ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların temel olarak üç özelliği vardır:
  • Frekans
  • Şiddet
  • Polarite.
Frekans, dalgaboyu ile ters orantılıdır ve insan gözü tarafından renk olarak algılanır. Şiddet, genlik olarak da geçer ve insan gözü tarafından parlaklık olarak algılanır. Polarite, titreşim açısıdır ki normalde insan gözü tarafından algılanmaz.

Renk (Işık Frekansı)
Renk, ışığa ait farklı dalgaboylarının göz retinasına ulaşmasıyla ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın yüzeylere çarpması ve kısmen emilip kısmen yansıması yüzünden çeşitlilik gösterir. Ortaya çıkan çeşitlilik, renkler ve renk tonları olarak adlandırılır.
Tüm dalga boyları aynı anda retinaya ulaşırsa beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah algılanır.
Kısaca renk ışıktır denebilir. Çünkü ışığın olmadığı yerde en renkli nesneler bile siyaha dönüşürler veya hiç görünmezler. “Renk aslında var ama ışık olmadığı için görülemiyor” şeklinde bir ifade kabul edilemez. Örneğin; beyaz bir bina günışığında beyazdır. Gece kırmızı ışıkla aydınlatıldığında kırmızı, mavi ışıkla aydınlatıldığında mavi görünür. Nesnenin rengi o nesneyi görmemizi sağlayan ışıkla birlikte değişir.
Algıladığımız tüm renkler, ışığın çevremizdeki nesnelerin yüzeylerinden yansıması sonucu ortaya çıkar.
Örneğin; portakalın turuncu görünmesinin nedeni yüzeyine çarpan beyaz ışıktaki turuncu dalga boyu hariç tüm dalgaların emilmesidir. Portakalın yüzeyi turuncu dalgaboyunu ememez, yansıtmak zorunda kalır. Dolayısıyla; retinamıza ulaşan bu dalgaboyu, portakalı turuncu renkte algılamamıza neden olur.

Renk, ışığın psikofiziksel bir etkisidir. Etkileri, algılama duyumuza göre 3 bölümde incelenir:
  • Gelen ışığın spektrum yapısı,
  • Işığı geçiren veya yansıtan maddenin veya malzemenin moleküler yapısı,
  • Renkleri algılayan organlarımız (göz ve beyin).
Renkler 3 temel niteliğe veya karakteristiğe sahiptir:
  • renközü, renkkökü, Kroma, Ton, krominans,
  • doygunluk veya satürasyon,
  • Işık değeri, şiddeti veya lüminans.
Renközü (hue):
Krominans veya kısaca kroma(Chroma) da denir. Bir renk veya renk tonunun tam adıdır. Renközü veya renk kökü, rengin baskın dalga uzunluğunu belirler. Kırmızı, sarı, yeşil, mavi, mor vb. birer renközüdür. Bir renközü 0°-360° arası açısal bir değerdedir. Bazı uygulamalarda 0-100 arası bir değerle de gösterilebilir. Ton anlamına da kullanılmaktadır. Renk farklılıkları tonu ayarlamak suretiyle oluşturabilmektedir..

Doygunluk (saturation):
Satürasyon adı da verilir. Doygunluk aslında renközünün şiddetini belirtir ki bu da rengin ne kadar canlı olacağını belirler. Yüksek doygunluk canlı renkler oluştururken, düşük doygunluk rengin gri tonlarına yaklaşmasına neden olur. Doğrusal bir değerdir; 0-100 arası bir değer ile gösterilir. Bir rengin saturasyonu o rengin ne kadar “saf” olduğunun da ölçüsüdür. Beyazın ilgili kuvvetlerini değiştirerek renklerin canlılığı ayarlanabilir. Doymamış renkler soluk veya donuk gözükürken doymuş renkler dolgun ve çarpıcı gözükür.

Lüminans, yoğunluk
Bir rengin yoğunluğu o rengin ne kadar “parlak” olduğunun ölçüsüdür. Renklerin parlaklık ve koyuluğunu tanımlar. Yüksek renk yoğunluğuna sahip bir nokta beyaza yakınken düşük yoğunluklu bir alan siyaha yakındır. Nesnenin ki bu bir mürekkeb lekesi de olabilir, retina tabakasına uzaklığı ile de orantılıdır. Yani uzaktaki nesneler daha koyu olarak algılanır. Mesafenin küçülmesi ile şiddet, lüminans artar.

Renk tayfındaki renkler optimum dolgunluk ve saflıktadır. Bu nedenle renk ayarları bu renkler esas alınarak yapılmaktadır.
Renklerin yoğunluğu ve satürasyonu birbiriyle bağıntılıdır. Renklerin örneğin beyaz ile karıştırırken yoğunluk artar ancak sonuçta ortaya çıkan rengin bastırılmış tonu nedeniyle satürasyon düşüktür. Bu ilişki “renk tonu” olarak ifade edilir ve renkler 'canlı' veya “sakin” ya da sıcak soğuk olarak da nitelenir. Kısaca rengin doygunluğu veya saflığıdır. Temel rengin ne kadar beyaz ışık aldığı ile ilgilidir.
Örneğin; yüzde yüz doyumlu bir renk sadece temel renkten oluşmuştur. içinde hiç beyaz ışık yoktur.

SONUÇ
Benim amacım, bu kadar bilimsel veriyi açıklayarak kafalarınızı ağrıtmak değil. Her şeyden önce, bir konuya açıklama getirmek ve bir savı ispata çalışırken okuyucuları da aynı temel bilgi seviyesine çekerek hep birlikte tek bir pencereden bakabilmeyi sağlamaktır.
Uzunca bir zamandan beri dolmakalem ve defter incelemelerinden sıkılan genel kırtasiye tutkunlarının yeni bulduğu, renkli, bilimsel olmayan bir moda, bu mürekkep testleri.
Hem sonuca gitmek hem de neden böyle bir cümle kurduğumu açıklamak isterim.
Mürekkeb testlerinin hiç birisi bilimsel bir standarda dayanmıyor. Mürekkeb testlerinde inceleme altına alınan mürekkeblerin bir çok özelliğine, bilim adamları son derece gelişkin laboratuarlarda yüz binlerce dolar değerinde cihazları kullanarak karar veriyorlar.
Bu imkanlara sahip olmayan bir ortamda, konunun gereği ihtisas alanındaki standartların uzmanı olmayacaksınız -ki her bilim dalının ölçme mühendisliği ayrı bir koldur- ve ürünün, bırakın ticari geleceğini etkilemesini, temel özellikleri hakkında üreticisi olmamanıza rağmen doğruluğu göreceli fikir yürüteceksiniz. Kaldı ki mürekkeb konusu, yukarıda anlatılan maddeler ışığı altında üstüne bastırarak ifade ettiğim gibi psikofizik bir hadisedir, her türlü değişkenle ilim açısından farklılık gösterdiği gibi, kişisel fiziki özelliklerle de(her birimizin retina hassasiyeti, görme alan genişliği, vitrius durumu, kırılma hatası, göz arkası sinirleri, sinir kesiti, miktarı..,) farklılaşmaktadır.
Bu yüzden belirli standartlarda ve özel bir ortamda yapılmadığı için saturation, opasite vb. gibi göreceli mürekkeb değerleri üzerinde karar vermek, bence son derece anlamsız ve son tüketiciyi yanıltıcı olacaktır. "Bir tek akıllı sen mi? sin itirazı olan, mürekkeb üreticisi firmalar neden hareket etmiyor" gibi sorulara cevabım ise, "reklamın iyisi de kötüsü de reklamdır" olur.
Son olarak, "Renkler ve Zevkler Tartışılmaz" sözünü hatırlatarak bu tür testlerin diğer hataları üzerine yazmaya devam edeceğim.




blog comments powered by Disqus

YARARLI LİNK TABLE

YARARLI ŞEYLER ATLASI

DOLMAKALEM TAKAS DEĞİŞİM

YAZMAK KEYİFTİR HARİTASI

MÜREKKEP TAKAS

SORUNLAR ÇÖZÜMLER SAYFASI

Thumb Last Posts

YAZMAK KEYİFTİRDE ÖNE ÇIKANLAR

Defter Murekkep Last Five

TümüDOLMAKALEM KATEGORİSİ SON 5 YAZI TümüMÜREKKEP KATEGORİSİ SON 5 YAZI

Son On Yazi

DUMMY
YAZMAK KEYİFTİRİN EN SON YAYINLANAN 10 YAZISI

Defter Kagit Kategori

TümüDEFTER KATEGORİSİ SON 5 YAZI TümüKAĞIT KATEGORİSİ SON 5 YAZI

PopPostText

Popüler Yayınlar

Popüler Yayınlar For Mobi

EpostaTakip

EPostayla Takip Edin

Follow by Email

 
web stats Proxy

E-Postayla İzle